Çavlum Höyük Kazıları

 

 

ÇAVLUM KÖYÜ MEZARLIĞI

 

Prof. Dr. A. Nejat Bilgen

Çavlum Köyü Eskişehir İl merkezine bağlı, şehrin doğusunda, Alpu yolu üzerinde ve merkeze 16 km uzaklıktadır. Köy yerleşiminin batısında yer alan Çavlum Mezarlık Kazısı çalışmalarına 1999 yılında başlamış olup, Anadolu Üniversitesi  Arkeoloji Bölümü öğretim elemanları ve öğrencileriyle  dört yıl sürdürülmüştür.

Orta Tunç Çağı’na ait extramural bir mezarlık olan Çavlum Mezarlığında toplam 73 adet küp mezar tespit edilmiştir. Küp mezar, çömlek mezar, taş sanduka mezar, oda mezar ve basit toprak mezar olmak üzere beş farklı tür belirlenmiştir.  Küp mezarlarının bir çoğunun ağzı kapak taşları ile kapatılmış, bazı mezarlarda ise kapak taşı yerine ikinci bir küp yada çömlek kapak olarak kullanılmıştır.  Çömlek mezar tipi ise tek çömlek ve iki çömlekten oluşan mezarlar olmak üzere ikiye ayrılır. Taş sanduka ve oda mezar bir adet bulunmuştur. Basit toprak mezar ise altı adettir.  

Mezarlara tekli, ikili, üçlü, dörtlü ve altılı gömme yapılmıştır. Antroplojik sonuçlara göre tespit edilen 110 iskeletin 30’u kadın, 33’ü erkek, 37’si çocuk, 4’ü bebek, 6’sı ise cinsiyeti belirlenememiş bireylere aittir. 101 tanesi inhumasyon olarak gömülmüş,  geriye kalan 9 bireyde kremasyon uygulanmıştır. Gömme türü ise hoker pozisyonunda olup doğu-batı yönündedir.

Mezar buluntuları ise pişmiş toprak eserler (küpler, çömlekler, testiler, vazolar, ibrikler, çanaklar,  fincan ve ağırşaklar), metal eserler (küpeler, halkalar, iğneler, kolye taneleri, boncuklar, sarmal levhalar), aşık kemikleri ve mühürlerden oluşmaktadır.  Biri lületaşı diğeri fayanstan yapılmış 2 adet mühür ele geçmiştir. Fayans mühür scarabe biçimli ve ip deliklidir. Baskı yüzündeki tanrıça hiyeroglifinin üzerinde, “Sümer Tanrıçası Ninhursag’ın” sembolü olan “omega (Ω)” işareti bulunmaktadır. Bu mühür malzeme, form ve bezemesi ile Anadolu’nun tanınan mühür örneklerinin dışındadır.

Mezar buluntularından seramiklerin küp içinde olduğu gibi, küp dışına ve özellikle kapak taşının iki yanına bırakıldığı görülmektedir. Çanakların tümü küp içine ve iskeletin yanlarına;testi ve ibrikler küp içinde iskeletin göğüs hizasından ele geçmiştir. Küçük buluntulardan esas konumu korunan küpeler kulak hizasından, kafatasına bitişik, metal iğnelerin bir kısmı iskeletlerin göğüs kısmında bir adet iğne ise kafatasının arkasından ele geçmiştir. Metal bir yüzük iskeletin parmağında in-situ ortaya çıkarılmıştır. Taş, metal ve  deniz kabuğundan yapılmış kolye taneleri  iskeletlerin boyunlarına yakın yerde bulunmuştur. Ölü hediyelerinin mezarlara kadın, erkek veya çoçuk, genç yada erişkin ayrımı yapmadan bırakıldıkları anlaşılmıştır.

Çavlum’da tespit edilen ölü gömme geleneği ve ele geçen eserlerin benzerleriyle karşılaştırılması soncu Çavlum Köyü Mezarlığı’nı Orta Tunç Çağı’na, M.Ö. II. binin ilk çeyreğine (M.Ö. 18 yüzyılın ortalarına) tarihlendirmek mümkün olmuştur. Yapılan antropolojik sonuçlara göre; Çavlum’da yaşayan insanların çoğunluğunun Doğu Akdeniz kökenli olduğu görülmüştür.

Mezarlığın yerleşim yeri yapılan yüzey araştırmaların da  tespit edilememiştir. Ancak bugünkü Çavlum Köyü  daha önce 1. derece arkeolojik sit alanı olarak tescil edildiği ve yer yer açılan çukurlardan köyün  bir höyük üzerinde olduğu  göz önüne alındığında  Orta Tunç  Çağı yerleşimleri, bugünkü  köyün  altında olduğu düşünülmüştür.

Çavlum Köyü Mezarlığı Orta Tunç Dönemi mezarlıları arasında sayısal ve nitelik olarak Anadolu Arkeolojisindeki yerini almıştır. Kazı sonuçlarını ve envanter bilgilerini içeren “Çavlum” isimli kitap Anadolu Üniversitesi tarafından 2005 yılında basılmıştır.