Geleneksel Tiyatro

MEDDAHLIK

En yalın ifadesiyle bir hikaye anlatma sanatı olan meddahlık, geleneksel kaynakları, şaman masal anlatıcısına, aşık ozanlıktan kıssahan– şahnamehhanlara, menkibe söyleyenlerden mukallitlere uzanan, geniş bir perspektifle bakıldığında evrensel bir boyutu olan tek kişinin, taklit, canlandırma, ile anlatıyı harmanladığını seyirlik bir tür olarak tanımlanabilir. İçinde barındırdığı taklit, anlatı, mizah gibi ögelerden ötürü, anlatıcıdan çok oyuncu niteliğini kazanan meddah ve meddahlık geleneği, çağdaş bir bakış açısı ile değerlendirildiğinde, tek oyunculu oyun olarak da adlandırabilir.

Hikaye söyleme sanatı olarak tanımlanan meddahlık geleneğinin en önemli unsuru olan meddah, topluluk önünde çeşitli hikayeler anlatan ve taklit sanatı yaparak halkı eğlendiren sanatçı anlamına gelmektedir.

Meddah bir baston ve mendille hikayelerini anlatır ve sanatlarını şehirlerde, kasabalarda, Ramazan gecelerinde, sünnet düğünlerinde, kahvehanelerde sanatını icra eder.

Meddahın bir sahne sanatçısı olarak becerilerini sıralarsak şunları görürüz:

·         Konuşma ve ses becerileri,

·         Şarkı söyleme,

·         Nükteli konuşma,

·         Sesiyle nesnelerin çıkardığı sesleri, farklı kişilerin konuşma biçimlerini, aksaları ve çeşitli canlıların seslerini taklit etme,

·         Bir çok hikayeyi hafızasında tutma,

·         Hareketleri ile canlıları, kişileri, eşyaları ve olayları taklit ederek canlandırma,

·         Yere, duruma, seyirciye, zamana, kendi becerilerine ve kişisel kararlarına göre gösterinin sunumu ve hikayenin akışında değişiklik yapabilme yani doğaçlama becerisi,

·         Farklı oyunculuk ya da sanatsal ifade biçimlerini bir arda kullanma,

·         Seyirci ile birlikte ve ilişki halinde tiyatro zamanı yaratma,

·         Eşyaları ve mekanı tiyatral nitelikli dönüşümlerle kullanabilme,

·         Güçlü bir gözlem yeteneği,

·         Kültürel ve sanatsal yönden birikimli olma,

·         Gösterisinde oyunculuk yanında, yazarlık, yönetmenlik, bestecilik gibi becerileri de kullanabilme,

·         Gösteriyi tek başına gerçekleştirme.

KARAGÖZ

Türklerin, gölge tekniğinden yararlanarak kendi sanat ve estetik anlayışlarına göre geliştirip oynattıkları gölge oyununa Karagöz denilmektedir.

Karagöz,  deve veya manda derisinden yapılan, “tasvir” adı verilen insan, hayvan veya eşya şekillerinin çubuklara takılıp arkadan verilen ışıkla beyaz perde üzerinde hareket ettirilmesi esasına dayanan gölge oyunudur. 

Karagöz oyununun baş tipleri Karagöz ve Hacivat’tır.

Karagöz Oyununun Bölümleri

Giriş (Öndeyiş=Mukaddime=Prolog)

Nareke'nin (Kamıştan yapılmış düdük) çalınması ile "göstermelik" denilen tasvir (ev, bitki vs.) perdeden yavaş yavaş yukarı çekilir. Bundan sonra sahneye, seyirciye göre perdenin sol tarafından Hacivat semai okuyarak gelir.. Semai bitince perde gazeli okur. Karagözü perdeye davet eder. Karagöz perdeye gelir.

Muhavere (Söyleşi=Diyalog)

Bu kısım, Karagöz ile Hacivat arasında geçen birbirlerine bilmece sordukları ve bir olayın ya da bir rüyanın gerçek bir olay gibi anlatıldığı bölümdür. Bu bölümü didaktik özelliği olan bir konuyu anlatma biçiminde olur.

Oyun (Fasıl)

Muhaverenin bitişinden sonra esas oyun başlar. Konunun akışına göre uygun şekilde çeşitli tipler gelerek oyunu oluşturur ve sonuca vardırırlar.

Bitiş (Final=Etilog)

Bu bölüm çok kısadır. Konu bitirilince Hacivat Karagöz'e "Yıktın perdeyi eyledin viran/Varayım sahibine haber vereyim heman" diyerek oyunun bittiğini haber verir. Görüntüler perdeden çekilir. Oyun sonunda çengi gelir müzik eşliğinde oynar.

Karagöz Oyunlarındakigörevli Kişiler

Hayali: Karagöz oyunlarını oynatan, sesleri taklit eden tasvirleri sopalarla hareketlendiren, müzik ve espri gücüne sahip kişidir.

Çırak (Yardımcı): Perdeyi hazırlayan oyun birlerini (tasvirleri)in üzerine dizen, mesleğe yeni atılmış bir kişi olup oyun boyunca uzmanın yanında duran oyunun inceliklerini öğrenen bir kişidir.

Sandıkkar: Çırağın yardımcısıdır. "Hayal sandığı" denilen sandıktan oyun takımlarını çıkarıp, yerleştirir. Tasvirler değneklere geçirip hazırlar, temizler, oyun düzenine getirerek her şeyin düzenli olmasını sağlar.

Yardak: Oyunda söylemesi gerekli şarkı ve türküleri okuyan kişidir. 

Dağrezen: Tef ve zili çalan kişi olup oyunda bazı yerlerde yapılması gerekli efekte de yardımcı olur.

Kaynakça:

Sekmen, M., Oyuncu Meddah Ya Da “Kendi Ve Diğerleri” Mekanizması, Tiyatro Araştırmaları Dergisi, sayı:30, 2010/2.

Durbilmez, B., “Somut Olmayan Kültür Mirası: Halk Hikayeciliği ve Kars Yöresi Aşıkları”, Mitten Meddaha Türk Halk Anlatıları Uluslararası Sempozyumu Bildirileri, Ankara: Gazi Üniversitesi Türk Halkbilimi Araştırma ne Uygulama Merkezi Yay: 5, 2006.

Köprülü, F., “Meddahlar”, Edebiyat Araştırmaları Dergisi 7. Seri. Sayı 41, Makaleler Külliyatı –  I, Ankara: Türk Tarih Kurumu Yay., 1966.

Mutlu, M., Karagöz Sanatı ve Sanatçıları, Kültür Sanat Edebiyat Yayınları, Ankara, 2002.